bir ara ne kadar sıcak olduğuna küfür ediyordu.boxerıyla dalga geçtim.yatağa yatmış kitabını okuyordu. sonra kalkıp bende yanına yattım. başımı omzuna koydum boşta kalan elini omzuma koydu öbür elinde kitabı tutuyodu. romantik değildik hatta romantiklikten, duygusal anlardan tatlı zevklerden kilometre uzaklıktaydı kişiliklerimiz. ama huzur bu olmalıydı.bir elimi göğsüne koydum her nefes verişinde birbirine değen parmaklarımın birbirine yaptığı basıncın artış azalışını hissediyordum. böyle sikim bişeye nerden takılmıştım bilmiyorum.arada mesaj geliyordu cevap verip onun yanına bırakıyordum telefonu kafamı iyice onun omzuna gömüp dakikaları geçiriyoduk.
Hep aklımdan bir başkası olmak geçiyor. Bir başka zamanda bir başkası ve başka yaşanmışlıkları yaşamak.
Bazen de öyle bir an geliyor ki bir başkası olmak istemezdim, olsaydım bunu yaşayamazdım dediğim zamanlarım da oluyor. Ama bazen.
Elimdeki kitabın arka kapağına göz atarken şunu okudum
”Yaşadığım hiçbir dönemi küçümsemiyorum. İsterse hayal olsun derim ki, bana bir ömür daha hediye edilirse, ben eski yaşadıklarımın hepsini ama hepsini, hiçbir dakikası ve saati değişmeden bir kez daha yaşamak isterim. Hiçbir yanı ve anı değişmeden ve tıpkısını”
Ne güzel bunu düşünebilmek dedim kendime. Bense hayattan ve hatta kendimden bile bıkmış bir halde bir başka hayatı yaşamak isterken hayatından son derece memnun insanlar da var. Hiçbir şey hiç kimse dört dörtlük değil ama memnun olabiliyorlar. Gene olsa gene yaparım dedikleri hataları bile var. Benimse keşke lerim. Ama yine de bir yerlerde memnun olunacak bişeyler çıkıyor ben de yaşamaya çalışıyorum.
Yaşadığımız-yaşadığınız her şey şu an sizin için en iyisi ve olması gereken. Ben bunun farkındayım ancak terzi kendi söküğünü dikemiyor ne yazık ki
şimdi sana en çok ihtiyaç duyduğum zaman
ama susuyorum yine
(Source: quotescapr)